Tdb 6.1 Dürüstlük

  1. Yalan Sarma                   Çocuk sandalyeye oturur. Ona sorular yöneltilir. Çocuk bir yalanı sebebiyle başka yalanlar söylemek zorunda kalır. Yalan yalanı doğurur. Nihayetinde yalandan kıpırdayacak hali kalmaz. Her yalanıyla çocuğun etrafında kalın ip bir kere dolaşır.    Ödevini yaptın mı- Yaptım. Getir bakalım.-Hiii evde kaldı defterim. -Deftere değildi ki A4e idi.- Kardeşim yırttı.- Kardeşin var mıydı senin? – Arkadaşımın kardeşi yani.- Şiiri ezberledin mi? – Elekltrikler gitti.- Aynı sokakta oturuyoruz , bizde gitmedi. -Dedemlerdeydik biz. -Annenin telefonunu verir misin?- Unuttum öğretmenim. – Tamam idareden öğrenelim. – Aklıma geldi geldi. Ama annem iştedir. – Ev hanımı değil miydi yavrum?- İş oldukça çalışıyor…… =)) Yılan hikayesine dönüyor. Çocuklar sonuç çıkartıyorlar. Üzerinde konuşuluyor.
  2. Abdulkadir Çizgi filmi ya da piyesi https://youtu.be/mH27iCpsvuA  
  3. Islak buğday hikayesi  :Bir gün Allah’ın Resûlü (s.a.v.) pazarda bir buğday sergisine uğradı. Elini buğday yığınının içine daldırınca parmakları ıslandı. Bunun üzerine satıcıya; “Bu ıslaklık ne?” diye sordu. Adam; ‘Ey Allah’ın Resûlü! Yağmur ıslattı’, dedi. Kutlu Nebî; “İnsanların görüp aldanmaması için o ıslak kısmı ekinin üstüne çıkarsaydın ya!” karşılığını verdi. Ardından da;  “Bizi aldatan, bizden değildir.” buyurdu. [Müslim, Îmân 164] 
  4. Yoklama : مَنْ غَشَّ  فَلَيْسَ مِنَّا Bu hadisi şerifle alınırsa hemen ezberlerler: Bizi aldatan bizden değildir. 
  5. Cakarta Neresi? (Endonezyanın Müslüman oluş hikayesi. Doğru da olmayabilir. Çünkü internet bilgisine şüpheyle yaklaşmak lazım. O zaman bir hikaye olarak verilebilir. En kalabalık Müslüman ülkenin de başkentini öğrenmiş olurlar.) slayt için : Cakarta  
  6. Ömer görmüyorsa hikayesi …  (Hz. Ömer (r.a) halifeliği döneminde gece sokaklarda dolaşır, halkın emniyet ve huzurunu kontrol ederdi. Bir hastanın feryadını duysa durup ilgilenir, derdine çare olmaya çalışırdı. Bir çocuğun ağladığını işitse, sebebini sorar ve yardımına koşardı.

    Bu maksatla dolaşırken bir gece yarısı evin birinden bir ses duyar. Ana ile kız arasında geçen bir münakaşaya şâhit olur. Kızın anasına karşı dürüst ve tatlı sözlü hareketi Hz. Ömer (r.a)’ın gönlünü fetheder. Kız:
    “- Anneceğim! Halife’nin süte su katmama emrini duymadın mı? Nasıl hile yapabiliriz? Kötü bir iş bu.” diye konuşur. Annesi fikrinde ısrar eder ve: “- Kızım! Bizim burada süte su koyduğumuzu halife nereden görecek, nereden bilecek ve nasıl işitecek?” der. Kendince kızını ikna etmeye çalışır. Fakat imanı bütün kızcağız bu cevaptan hoşnut olmaz. Süte su katma işini asla doğru bulmaz.  Annesine şu ibretlik cevabı verir:

    “- Anneciğim! Ömer görmese de, Allah görür.”)

    Kaçıncı halife, iki önemli özelliği nedir, o yürüdüğünde rüzgarı çarpar neredeyse diye cesareti- onun logosu olsaydı terazi şeklinde olurdu diye adaleti laf arasında anlatılabilir. 🙂

  7. Kabe hakemliği hadisesi (35 yaşında olduğuna neden vurgu yapıldığı onlardan buldurulabilir. Ben ortaokulda hocamızın neden bu kadar önemsediğini anlamamıştım:D  Her bir sıranın en önündekinden hareketle olay anlatılabilir. Burası Burakiyye kabilesi olsun. Kapıdan Burak’ın emmi oğlu gelirse kimin lehinde karar verir… şeklinde biraz faal anlatırsak derse heyecan katarız. Ama Hz. Muhammed oğlu bile olsa, asla insan kayırmaz. (Dayılık müessesine vurgu) (Bu yüzden derslerim yetişmiyor sanırım:D Daldan dala kamuran)
  8. Bir de bu konuyu işlemeden onlara ağzı kapalı mektup vermiştim. Evde yaşananları dinlemek çok heyecan vericiydi. ” Öğretmenim ne olduğunu anlamadım bile. Mektupta kötü bir şey yazıyor sanıyordum. Babam bir sarıldı. Etrafında döndürdü…”  Mektup : http://hayalgucugelistirenodevler.com/hayretamiz-mektup-tdb-6-1-durustluk 

Sevebilirsin...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir